Linkedin

Twitter

MARKA SAHTECİLİĞİ İLE MÜCADELEDE GÜMRÜK KANUNU 57. MADDE UYGULAMALARI

Marka sahteciliği, ürün güvenliği ve hizmet kalitesi gibi birçok konuda tüketicileri etkilediği gibi son kullanıcının üründen beklediği faydayı alamaması sonucunu da doğurmaktadır. Üretici/satıcı açısından ise marka imajına ciddi zararlar verdiği gibi ekonomik olarak da olumsuz etkilemektedir. Ülkeler açısından ise marka sahteciliği, vatandaşlarının kaliteli ürün/hizmete ulaşmasını engellediği gibi ülkenin aldığı yatırımlar üzerinde de olumsuz etkileri bulunmaktadır. Ülkemizde de tüm dünyada olduğu gibi marka sahteciliği ile mücadele edilmektedir. Bu mücadele ile ilgili temel yasamız 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’dur. Ancak, marka sahteciliği ile mücadelede yegâne uygulama bu kanun ile sınırlı değildir. Sahtecilik ile mücadelede ürünlerin ülkeye girmemesi yahut ülkeden çıkmaması adına da ciddi bir mücadele yürütülmekte olup işbu mücadele 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile desteklenmektedir. İşbu çalışmada 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uygulamalarından bahsedilecektir.

4458 SAYILI GÜMRÜK KANUNU UYGULAMALARI

4458 Sayılı Gümrük Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti’ne giren, çıkan yahut transit geçen eşyalara uygulanacak hükümleri düzenlemektedir. Kanun’un marka sahteciliği ile ilgili düzenlemesi ve uygulamaları 57. Madde üzerinden yürütülmektedir. İlgili Madde;

“1. a) Fikri ve sınaî haklar mevzuatına göre korunması gereken haklar ile ilgili olarak hak sahibinin yetkilerine tecavüz eder mahiyetteki eşyanın alıkonulması veya gümrük işlemlerinin durdurulması hak sahibinin veya temsilcisinin talebi üzerine gümrük idareleri tarafından gerçekleştirilir. Durdurma veya alıkoyma kararı hak sahibi veya temsilcisi ile beyan sahibi veya 37 nci maddede belirtilen kişilere bildirilir.

  1. b) Gümrük idaresine henüz bir talepte bulunulmadığı durumda ve söz konusu eşyanın fikri ve sınaî mülkiyet haklarını ihlal ettiğine dair açık deliller olması halinde, hak sahibinin geçerli bir başvuruda bulunabilmesini teminen, gümrük idareleri tarafından eşya üç işgünü süresince re’sen alıkonulabilir veya eşyanın gümrük işlemleri durdurulabilir.
  2. Fikri ve sınaî hakların ihlal edildiği gerekçesi ile gümrük idaresine yapılan başvurunun kabulü, söz konusu eşyanın gümrük idaresince gereğince muayene edilmeden bırakıldığı veya eşyanın alıkonulması için herhangi bir önlem alınmadığı gerekçesi ile hak sahibine tazminat hakkı doğurmaz. Fikri ve sınaî hakları ihlal eden eşya ile mücadele kapsamında, gümrük idaresince başvuru üzerine veya re’sen hareket edilmesi nedeniyle ilgili kişilerin zarara uğramasından gümrük idaresi ve yetkilileri sorumlu tutulamazlar.
  1. Gümrük idaresince alınan durdurma veya alıkoyma kararının hak sahibine tebliğinden itibaren çabuk bozulabilir eşya için üç iş günü, diğer eşya için on iş günü içinde hak sahibince ihtiyati tedbir kararı getirilmemesi halinde, eşya hakkında beyan sahibinin talepte bulunduğu gümrük rejimi hükümlerine göre işlem yapılır. Haklı bir mazeretin bulunması halinde, hak sahibinin talebi üzerine, gümrük idaresince on iş gününe kadar ek süre verilebilir.
  2. Gümrük idaresince gümrük işlemleri durdurulan veya alıkonulan eşya, yetkili mahkemece alınan karar doğrultusunda imha veya asli nitelikleri değiştirilerek tasfiye edilir.
  3. Yolcuların kendi kullanımlarına mahsus kişisel eşya ile ticari mahiyette olmayan ve gümrük vergisi muafiyeti sınırları içinde kalan hediyelik eşya için bu madde hükümleri uygulanmaz. Aynı şekilde, fikri ve sınaî haklar mevzuatına göre korunması gereken haklar ile korunmuş ve hak sahibinin izni ile üretilmiş eşyanın; hak sahibinin rızası dışında bir gümrük işlemine tabi tutulması veya hak sahibinin onayladığından farklı şartlarda üretilmesi veya başka şartlarda bir marka taşıması halinde, söz konusu eşya bu madde hükümleri kapsamı dışında tutulur.
  4. Gümrük idaresince gümrük işlemleri durdurulan veya alıkonulan eşyanın mahkemece fikri ve sınaî hakları ihlal ettiğinin tespitine gerek olmaksızın kolaylaştırılmış imha kapsamında gümrük kontrolü altında imhasına gümrük idaresi tarafından izin verilebilir. Kolaylaştırılmış imhaya ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
  5. Gümrük idaresince gümrük işlemleri durdurulan veya alıkonulan eşyanın hak sahibinin belirlediği tutarda teminatla iadesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.”

Hükmüne amirdir. Buna göre gümrük idaresi hak sahibinin başvurusu olması veya olmaması hallerine göre gümrük işlemine tabi tutulan eşyaya ilişkin değişik usullerde durdurma kararları verdiği görülmektedir. Öncelikle hak sahibinin başvurusu olması halini incelemek daha uygun olacaktır.

  1. Hak sahibinin gümrük idaresine başvuru yapmış olması hali

Kanun, hak sahibinin gümrük idaresine yapmış olduğu geçerli bir başvuru olması halinde çabuk bozulabilir eşyalar için 3 iş günü diğer eşyalar için ise 10 iş günü boyunca gümrük işlemlerini durdurmaktadır. Peki bu başvuru nasıl yapılır? Hangi usullere tabidir?

A.1. Gümrük Kanunu 57. Madde Uyarınca Hak Sahibinin Başvurusu Nasıl Yapılır? (Ek-13 başvurusu)

Gümrük idaresinin harekete geçmesini isteyen marka sahibinin ilk adımı, Gümrük Yönetmeliği’nin 13 numaralı ekinde yer alan “Fikri ve Sınai Hakların İhlali ile İlgili Olarak Gümrük İdaresinin Harekete Geçmesine İlişkin Başvuru Formu”nu doldurmaktır. Uygulamada kısaca “Ek-13 başvurusu” olarak anılan bu başvuru, Ticaret Bakanlığı’nın internet sitesinde “E-İşlemler/Uygulamalar” başlığı altında yer alan “Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Programı” (FSMH) üzerinden, elektronik imza ile yapılmaktadır.

Başvuruyu Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü değerlendirir. Kabul edilen başvuru, sistem üzerinden Türkiye’deki tüm gümrük idarelerince görülebilir hâle gelir. Kısacası tek bir başvuru ile ülkedeki bütün gümrük kapılarında koruma sağlanmış olur.

Başvuruyu kimler yapabilir?

Başvuru; hak sahibi, hak sahibinin temsilcisi (örneğin vekil avukat), hakkı kullanmaya yetkili kişi (örneğin lisans alan) veya bu kişinin temsilcisi tarafından yapılabilir. Hak sahibi yurt dışında yerleşik ise başvuru ve sonraki tüm işlemler ancak Türkiye’de yerleşik bir temsilci aracılığıyla yürütülebilir. Yabancı marka sahipleri bakımından bu nedenle Türkiye’de yetkili bir temsilci belirlenmesi zorunludur.

Markanın Türkiye’de tescilli olması gerekir mi?

Evet. Başvuruya, başvuranın hak sahibi olduğunu ve hakkın Türkiye’de tescil edildiğini gösteren belge eklenmelidir; marka bakımından bu belge TÜRKPATENT tarafından verilen tescil belgesidir. Dolayısıyla tescil süreci devam eden markalar için Ek-13 başvurusu yapılamaz. Ayrıca başvuruda seçilebilecek ürün grupları, tescil belgesindeki mal listesi ile sınırlıdır. Sahteciliğe en çok konu olan ürünlerin tescil kapsamında yer alıp almadığının başvurudan önce kontrol edilmesi bu nedenle önemlidir.

Başvuruda hangi bilgi ve belgeler sunulur?

Ek-13 formunun asıl amacı, gümrük memurunun muayene sırasında sahte ürünü orijinalinden ayırt edebilmesini sağlamaktır. Bu yüzden başvurunun kalitesi, korumanın etkinliğini doğrudan belirler. Yönetmelik uyarınca başvuruda en azından eşyanın tam ve ayrıntılı teknik tanımı, sahteciliğin tür ve şekline ilişkin bilinen her türlü bilgi ile gümrük idaresinin irtibat kuracağı kişinin isim ve adres bilgileri yer almalıdır.

Bunlara ek olarak orijinal ürünlerin ürün grupları, GTİP numaraları, üretim ülkeleri, lisanslı üreticileri ve orijinal ürünü ayırt eden özellikleri gösteren fotoğraf ve teknik dokümanlar sisteme yüklenir. Bilindiği takdirde olası sahte sevkiyatların güzergâhı, taşıyıcı firmalar, ithalatçı veya ihracatçı bilgileri ve orijinal ile sahte ürün arasındaki teknik farklar da bildirilir.

Belgeler bakımından TÜRKPATENT tescil belgesi; başvuru bir temsilci aracılığıyla yapılıyorsa vekâletname, lisans alan tarafından yapılıyorsa lisans sözleşmesi ve tüzel kişi adına yapılan başvurularda imza sirküleri sisteme yüklenmelidir. Başvuru, sistemde elektronik olarak imzalanan bir taahhütname ile tamamlanır. Hak sahibi bu taahhütname ile eşyanın hak ihlali niteliği taşımadığının anlaşılması veya sürecin kendi ihmali nedeniyle devam ettirilememesi hâlinde ilgili kişilere karşı sorumluluğu ve eşyanın gümrük gözetiminde tutulmasına ilişkin masrafları üstlenmiş olur.

Başvuru ne zaman sonuçlanır, ne kadar süre geçerlidir?

Başvuru, yapıldığı tarihten itibaren 30 iş günü içinde incelenir ve sonuç başvuru sahibine e-posta ile bildirilir. Eksik bilgi veya belge nedeniyle reddedilen başvurular, eksiklikler giderilerek yeniden gönderilebilir; ret kararına karşı Gümrük Kanunu’nun 242. maddesi uyarınca itiraz yolu da açıktır.

Kabul edilen başvuru en fazla bir yıl süreyle geçerlidir ve talep üzerine yenilenebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan sorunlardan biri, yenileme tarihinin gözden kaçması nedeniyle korumanın kesintiye uğramasıdır. Ayrıca marka tescilinin sona ermesi gibi değişikliklerin gümrük idaresine bildirilmesi zorunludur; yanlış, eksik veya güncellenmemiş bilgilerden doğan sonuçlardan hak sahibi sorumludur.

Başvurunun işleme konulması için hak sahibinden idari bir ücret alınmaz. Ancak durdurma kararından sonra ortaya çıkan depolama, tahlil ve ekspertiz ile fazla mesai ücretleri hak sahibi tarafından karşılanır.

A.2. Gümrükte Şüpheli Ürün Yakalandığında Süreç Nasıl İşler?

Geçerli bir Ek-13 başvurusu bulunan marka için gümrük idaresi, muayene sırasında ihlal şüphesi taşıyan bir ürünle karşılaştığında eşyanın gümrük işlemlerini durdurur veya eşyayı alıkoyar. Koruma yalnızca ithalat ile sınırlı değildir; ihracat, transit, Türkiye’de taşıt değiştiren eşya ve serbest bölgelerdeki eşya da kapsama girer. Transit taşımacılıkta önemli bir güzergâh olan Türkiye bakımından bu husus, marka sahipleri için ciddi bir avantajdır.

Durdurma kararı, hak sahibine veya temsilcisine ve beyan sahibine (ya da eşyanın zilyedine) takip eden ilk iş günü içinde, genellikle e-posta yoluyla bildirilir. Hak sahibi talep ederse eşyanın fotoğrafları kendisine gönderilir; ayrıca eşyayı yerinde inceleyebilir ve tahlil amacıyla numune alınmasını isteyebilir. Yargı yoluna başvururken kullanılmak üzere alıcı, gönderici, beyan sahibi ve eşyanın zilyedinin isim ve adresleri ile eşyanın menşe ve kaynak ülkesi gibi bilgiler de hak sahibine verilir. Bu bilgiler yalnızca dava, ihtiyati tedbir ve kolaylaştırılmış imha süreçlerinde kullanılabilir; amaç dışı kullanımın tespiti hâlinde başvuru askıya alınabilir. 

Kritik süre: 10 iş günü

Bildirimle birlikte süre hızla işlemeye başlar. Hak sahibi, bildirimden itibaren 10 iş günü (çabuk bozulabilir eşyada 3 iş günü) içinde yetkili mahkemede dava açıp ihtiyati tedbir kararı almalı ya da başka bir mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alarak kararın alındığı tarihten itibaren 10 gün içinde yetkili mahkemede davayı açmalı ve bunu gösteren belgeyi gümrük idaresine sunmalıdır. Haklı bir mazeret bulunması hâlinde 10 iş günlük süre gümrük idaresince en fazla 10 iş günü daha uzatılabilir; bozulabilir eşya için öngörülen 3 iş günlük süre ise uzatılamaz.

Bu süre içinde tedbir kararı sunulmazsa veya kolaylaştırılmış imha konusunda anlaşma sağlanamazsa, gümrük idaresi eşya hakkında beyan sahibinin talep ettiği gümrük rejimine göre işlem yapar. Başka bir deyişle, sahte olduğundan şüphe edilen ürün serbest kalır. Bu nedenle bildirim alındığı anda ürünlerin incelenmesi, orijinal/sahte tespitinin yapılması ve tedbir talebinin hazırlanması eş zamanlı olarak yürütülmelidir.

Süreç boyunca durdurulan eşya, risk ve masrafları hak sahibine ait olmak üzere gümrük gözetimi altında depolanır ve eşyanın serbest dolaşıma girmesine, ihracına, yeniden ihracına veya serbest bölgeye konulmasına izin verilmez. Mahkemenin eşyanın sahte olduğuna karar vermesi hâlinde eşya imha edilir ya da nitelikleri bir daha ilk hâline getirilemeyecek şekilde değiştirilerek tasfiye edilir. Yönetmelik, marka ve etiketlerin sökülmesinin bu amaçla yeterli sayılmayacağını açıkça belirtmektedir.

Hangi durumlar koruma kapsamı dışındadır?

Yolcuların kendi kullanımlarına mahsus kişisel eşyası ile ticari nitelik taşımayan ve gümrük vergisi muafiyeti sınırları içinde kalan hediyelik eşya bu mekanizmanın kapsamı dışındadır. Aynı şekilde hak sahibinin izniyle üretilmiş orijinal ürünlerin hak sahibinin rızası dışında ithal edilmesi, yani “paralel ithalat” olarak adlandırılan durum da gümrükte durdurma yoluyla engellenemez.

A.3. Dava Açmadan Çözüm: Kolaylaştırılmış İmha

Her durdurma kararının bir davaya dönüşmesi gerekmez. Gümrük Kanunu’nun 57/6. maddesi ve Gümrük Yönetmeliği’nin 105. maddesinde düzenlenen kolaylaştırılmış imha, sahte olduğundan şüphe edilen ürünlerin mahkeme kararı beklenmeksizin gümrük gözetiminde imha edilmesine imkân tanır. Özellikle küçük ve orta hacimli sevkiyatlarda zaman ve masraf açısından en verimli yol çoğu zaman budur.

Bu yoldan yararlanmak için hak sahibi, bildirimden itibaren 10 iş günü (bozulabilir eşyada 3 iş günü) içinde gümrük idaresine iki belge sunar: ürünün hangi yönleriyle hakkını ihlal ettiğini ayrıntılı olarak açıklayan bir dilekçe ve eşya sahibinin veya yetkili beyan sahibinin eşyayı imha edilmek üzere gümrüğe terk ettiğine dair muvafakatnamesi. Muvafakatname, gümrük idaresinin kabul etmesi şartıyla doğrudan eşya sahibi veya beyan sahibi tarafından da idareye verilebilir. Bu süre içinde itiraz gelmezse imha, gümrük idaresinin gözetiminde ve masrafları hak sahibine ait olmak üzere gerçekleştirilir; imha sırasında eşyadan numune alınır.

Eşya sahibi veya beyan sahibi imhaya karşı çıkarsa kolaylaştırılmış imha yolu kapanır ve yukarıda anlatılan dava ve ihtiyati tedbir süreci işletilmek zorundadır. Bu nedenle ithalatçı ile muvafakat görüşmeleri yürütülürken dava hazırlığının da paralel olarak sürdürülmesi, anlaşma sağlanamadığında sürenin kaçırılması riskini ortadan kaldırır.

  1. Hak sahibinin gümrük idaresine başvurusunun bulunmaması hali (re’sen durdurma)

Ek-13 başvurusu bulunmayan bir marka için de gümrük idaresi tamamen hareketsiz kalmaz. Gümrük Kanunu’nun 57/1-b maddesi uyarınca, eşyanın fikri ve sınai hakları ihlal ettiğine dair açık deliller varsa gümrük idaresi eşyayı re’sen 3 iş günü süreyle alıkoyabilir veya gümrük işlemlerini durdurabilir. Bu durumda hak sahibine ve beyan sahibine takip eden ilk iş günü içinde bildirim yapılır. Gümrük idaresi bu aşamada hak sahibinden şüpheyi destekleyecek bilgi ve belgeler isteyebilir; ancak hak sahibine eşyanın yalnızca miktarı ve niteliği açıklanır.

Buradaki kritik nokta, bu 3 iş günü içinde hak sahibinin FSMH programı üzerinden Ek-13 başvurusunu yapması ve başvurunun kabul edilmesinin gerekmesidir. Başvuru kabul edilirse süreç başvurulu hâldeki gibi devam eder ve 10 iş günlük dava ve tedbir süresi bu kez hak sahibinin başvuru tarihinden itibaren işler. Başvuru yetiştirilemezse eşya serbest bırakılır.

Elektronik imza, vekâletname, tescil belgesi ve ürün bilgilerinin bir araya getirilmesi düşünüldüğünde 3 iş günü oldukça kısa bir süredir. Re’sen durdurma bu yüzden bir “son şans” mekanizması olarak görülmeli; marka sahipleri korumayı bu yola bırakmak yerine Ek-13 başvurusunu önceden yapmalıdır.

5607 SAYILI KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU UYGULAMALARI

Gümrük Kanunu’nun 57. maddesindeki mekanizma, eşyanın bir gümrük işlemine konu olduğu durumlarda işler. Oysa sahte ürünlerin önemli bir kısmı gümrük beyanı yapılmadan, kaçak yollarla ülkeye sokulmakta ya da ülkeye girdikten sonra depolarda, pazar yerlerinde veya dağıtım aşamasında ele geçirilmektedir. Bu durumlarda devreye 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu girer.

Kanun’un 3. maddesi; eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokmayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergilerini ödemeden ülkeye sokmayı ve bu şekilde ülkeye sokulan eşyayı bilerek ve ticari amaçla satın almayı, satışa arz etmeyi, satmayı, taşımayı veya saklamayı suç olarak düzenlemektedir. Kaçakçılığı önleme ve araştırma görevi gümrük muhafaza ekipleri ile emniyet, jandarma ve sahil güvenlik birimlerine aittir. Bu birimlerin operasyonlarında ele geçirilen ürünlerin sahte olduğundan şüphelenildiğinde, soruşturma makamları çoğunlukla marka sahibinden veya temsilcisinden ürünlerin orijinal olup olmadığına ilişkin bir tespit ya da ekspertiz raporu ister.

Kaçakçılık soruşturmasında marka sahibi neden aktif olmalı?

Kaçakçılık suçu esas itibarıyla devletin gümrük vergisi ve ithalat düzenini korur; marka hakkı ise ayrıca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 30. maddesi ile koruma altındadır. Kaçak şüphesiyle el konulan eşya hakkında 5607 sayılı Kanun’un 16. maddesi uyarınca kural olarak el koyma tarihinden itibaren altı ay (bazı hâllerde bir ay) içinde tasfiye kararı verilir ve tasfiye gümrük mevzuatındaki usullere göre yapılır. Marka sahibi sürece dahil olmazsa, sahte olduğu hâlde yalnızca “kaçak eşya” olarak işlem gören ürünlerin tasfiye yoluyla yeniden piyasaya dönmesi riski doğar.

Tasfiye Genel Tebliği (Kaçak Eşya ve Kaçak Eşya Naklinde Kullanılan Taşıtlara İlişkin İşlemler) (Seri No: 1) de bu ayrımı gözetmektedir. Tebliğe göre kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan ve aynı zamanda fikri ve sınai hakları ihlal ettiğinden şüphe edilen eşya, bir gümrük işlemiyle bağlantılıysa gümrük ambarlarına alınır; gümrük işlemleriyle bağlantısı kurulamayan eşya bakımından ise Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 163. maddesi uyarınca işlem yapılır. Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında dava açılıp mahkemece imhaya karar verilmesi hâlinde depolama ve imha masrafları yükümlüsünden tahsil edilir.

Bu nedenle marka sahibinin, soruşturma makamının orijinallik tespiti talebine hızla yanıt vermesi, marka hakkına tecavüz yönünden Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında ayrıca şikâyette bulunması ve ürünlerin imhasına karar verilmesini takip etmesi büyük önem taşır.

SONUÇ: MARKA SAHİPLERİ İÇİN PRATİK ÖNERİLER

Gümrük ve kaçakçılık mevzuatı, sahte ürünleri daha piyasaya ulaşmadan durdurabilen güçlü araçlar sunar. Ancak bu araçların etkisi büyük ölçüde marka sahibinin hazırlık düzeyine ve süreler karşısındaki hızına bağlıdır. Uygulamadaki tecrübelerimiz ışığında şu hususların altını çizmek isteriz:

Ek-13 başvurusunu önceden yapın. Re’sen durdurmadaki 3 iş günlük süreye güvenmek yerine, korunmak istenen tüm markalar için başvuruyu önceden yapın ve her yıl süresinde yenileyin.

Tescillerinizi gözden geçirin. Başvuruda seçilebilecek ürün grupları tescil belgesindeki mal listesi ile sınırlıdır; sahteciliğe konu olan ürünlerin tescil kapsamında olduğundan emin olun.

Başvuruyu gümrük memuru için yazın. Ayırt edici özellikleri gösteren net fotoğraflar, ambalaj ve etiket detayları, lisanslı üretici ve üretim ülkesi bilgileri ile bilinen sahtecilik örnekleri, muayene sırasında isabetli tespitin anahtarıdır. 

Ulaşılabilir irtibat kişileri belirleyin. Bildirimler kısa sürede ve e-posta ile yapılır. Başvuruda aktif olarak takip edilen e-posta adresleri ile teknik ve idari konularda yetkin kişiler gösterilmelidir.

10 iş günü için hazır olun. Güncel bir vekâletname, orijinal/sahte tespitini hızla yapabilecek bir teknik ekip ve ihtiyati tedbir talebine hazır bir dosya, sürenin kaçırılmasını önler.

Kolaylaştırılmış imhayı değerlendirin. Karşı tarafın muvafakati alınabiliyorsa bu yol, dava sürecine kıyasla çok daha hızlı ve ekonomik bir çözümdür.

Masrafları öngörün. Depolama, ekspertiz, fazla mesai ve imha masrafları hak sahibine aittir; özellikle hacimli sevkiyatlarda bu kalemler baştan bütçelenmelidir.

Kaçakçılık operasyonlarını takip edin. 5607 sayılı Kanun kapsamındaki soruşturmalarda orijinallik tespiti taleplerine hızla yanıt verin ve marka hakkına tecavüz yönünden ayrıca şikâyette bulunarak ürünlerin imha edilmesini sağlayın.